DENİZLİ’DE “FEMİNİST GECE YÜRÜYÜŞÜ”

DENİZLİ’DE “FEMİNİST GECE YÜRÜYÜŞÜ”

DENİZLİ’DE “FEMİNİST GECE YÜRÜYÜŞÜ”

Denizli’de 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde kadınlar sloganlarla ve şarkılarla yürüyüş yaptı.

Denizli’de 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde kadınlar, sloganlar ve şarkılar ile yürüyüş yaptı. Denizli Kadınlar Birlikte Güçlü Platformu öncülüğünde Atatürk Parkı’ndan başlayan yürüyüş Delikliçınar Meydanı’nda son buldu. Kadınlar ve LGBTİ ’lar yürüyüşleri bittikten sonra basın açıklaması yaptı. Grup adına açıklama yapan Eğitim-Sen Sekreteri  & Kadın Sözcüsü Ebru Koç  şunları söyledi:

 

“ERKEK ŞİDDETİ İKTİDAR VE YARGI ELİYLE YENİDEN ÜRETİLİYOR”

 

“Aradan bir asırdan fazla zaman geçmiş olmasına rağmen bizler hala patriarkal kapitalizmin, kadınların, işçilerin ve LGBTİ ’ların hayatını zindana çevirdiği bu düzende yaşıyoruz. Her gün en az 3 kadının uğradığı şiddet ve katliam haberleriyle, homofobik, transfobik nefret suçu haberleriyle uyanıyor, her gün yaşamdan koparılıyoruz. Kadın katilleri cezasızlık politikalarıyla ödüllendiriliyor ve erkek şiddeti iktidar ve yargı eliyle yeniden üretiliyor.

Kadın cinayetlerine, erkek şiddetine, homofobiye, transfobiye, anti demokratik uygulamalara karşı mücadele eden kadınlar, erkek devletin hukuksuz uygulamalarına maruz kalıyor. Özgürlük, eşitlik, demokrasi ve barış isteyen sesleri kesmeye, hapsetmeye, cezalandırmaya, polis şiddeti ile baskı altına almaya çalışıyorlar. Aysel Tuğluk ve yüzlerce hasta tutsak hapishanelerde ölüme terk edilmiş durumda. Zindanların ardındaki baskı kat be kat fazla yaşanıyor, tutsaklar çıplak arama, taciz, şiddet ve hak gasplarına maruz bırakılıyor. Trans tutsaklara yönelik ayrımcı nefret suçları zindanlarda daha yakıcı bir şekilde işlenmeye devam ediyor.

 

“TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİNİ DERİNLEŞTİRMEYE ÇABALIYORLAR”

Yarattıkları ekonomik ve siyasal krizi savaş ve nefret politikaları ve uygulamaları ile ört bas etmeye çalışıyorlar. Siyasi iktidarın ‘dindar ve kindar nesiller’ ve ‘makbul kadın’ yetiştirme hedefinin parçası olarak, eğitim- öğretimin tüm aşamalarında, müfredattan eğitim materyallerine kadar, cinsiyetçi, homofobik, transfobik, ayrımcı söylemler yer alıyor. Kadın üniversiteleri oluşturarak toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştirmeye çabalıyorlar.

 

“EKONOMİK KRİZ İLE DAYANILMAZ BOYUTLARA ULAŞTI”

 

Pandemi ile artan ev içi görünmeyen emek yükü, işsizlik, güvencesizlik, yoksullaşma ve yoksunlaşma ekonomik kriz ile dayanılmaz boyutlara ulaştı. Ev içi erkek şiddeti ve kadın cinayetleri arttı. Özelleştirme politikaları ekonomik krizle birleşince sağlığa erişimimizi zorlaşıyor. Yaşamsal önemi olan HPV aşısı halen çok pahalı. Regl olanların temel ihtiyacı olan hijyenik pedler de lüks tüketim vergisine tabi. Yakıcı savaş gündemlerinde kadın bedenini işgal edecek bir toprak olarak gören eril faşist zihniyet mülteci kadınlara hayatı çekilmez hale getirmeye devam ediyor.

 

Çocukları ve gençleri geleceksizlik tehdidine mahkûm ediyor, tarikat ellerine bırakıyorlar. Çocuk istismarı günden güne artıyor ve etkili bir engelleme yöntemi uygulamak yerine çocuk yaşta zorla evliliklerde rıza arıyorlar. Ülkede giderek artan erkek şiddeti ve kadın cinayetlerinin önüne geçmek yerine şiddetle mücadelede önemli bir araç olan İstanbul sözleşmesini feshediyor, katliamların önünü daha fazla açıyorlar. Var olan haklarımızı daha fazla tırpanlamaya çalışanlar yerinde durmuyor, yoksulluk nafakası ve çocuk nafakasına saldırıyorlar.

 

“PATRİYARKAL KAPİTALİZME MEYDAN OKUDUK”

Tüm bu sesimizi, nefesimizi kesmeye çalışan patriarkal kapitalist sistemin bizlere, emeğimize, bedenimize, kimliğimize savaş açtığı bu coğrafyada bizler vazgeçmiyoruz. Haklarımızdan, hayatımızdan, arzularımızdan, geleceğimizden, hayallerimizden vazgeçmiyoruz. OHAL koşullarında da pandemi döneminde de sokakları, meydanları, geceleri doldurmaktan vazgeçmedik. Emeğimize ve haklarımıza saldıranlara karşı fabrikalarda, atölyelerde, kampüslerde, direnişlerde buluştuk. Erkek adalet değil gerçek adaletin sağlanması için adliye koridorlarını, mahkeme salonlarını doldurduk.  Dünyanın dört bir yanında farklı isimlerimiz benzer hikayelerimiz ile patriarkal kapitalizme meydan okuduk.

 

“DÜNYANIN TAMAMINI İSTİYORUZ”

 

Bugün de “yoksulluğa ve erkek egemenliğe kadınlar feminist isyanda” diyerek, her gün haykırdığımız eşitlik ve özgürlük sloganlarımızı birleştirmeye, 8 Mart’ın direnen ruhuyla tüm dünyada haykırılan seslere ses olmaya geldik. Ücretsiz sağlık hakkımızı, ücretsiz eğitim hakkımızı, istediğimiz bölümde okumayı, istediğimizi işte sömürülmeden çalışmayı, bedenlerimizin metalaştırılmamasını, erkek şiddetinin son bulmasını, nefret suçlarının son bulmasını, ev işlerine hapsolmamayı, barışı, demokrasiyi, adaleti, geceleri, sokakları, meydanları, dünyanın tamamını istiyoruz.

 

Dünyanın yarısıyız özgürlüğün tamamını alana kadar sokaklardan, gecelerden, mücadeleden vazgeçmeyeceğiz! Yaşasın kadın dayanışması! Yaşasın örgütlü mücadelemiz! Yaşasın feminist mücadelemiz!”

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
KADINA ŞİDDETİN ANA SEBEBİ İLETİŞİM EKSİKLİĞİ
KADINA ŞİDDETİN ANA SEBEBİ İLETİŞİM EKSİKLİĞİ
AMATÖR SPOR KULÜPLERİNE BÜYÜK DESTEK
AMATÖR SPOR KULÜPLERİNE BÜYÜK DESTEK