Şekerci, tehlike çanlarının çalmaması için acilen önlem alınması gerektiğine dikkat çekti. Türkiye yer altı suyu konusunda dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alıyor. Dünyanın oluşumdan bu yana süre gelen zaman içinde oluşan bu su kaynakları şimdilerde yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. Öyle ki Türkiye’nin en zengin yer altı suyu kaynaklarına sahip illeri arasında yer alan Konya’da yanlış sulama çalışması ve izinsiz yapılan sondaj kazıları yüzünden yer altı suyu seviyesinde yüzde 60’lara varan düşüşler meydana geldi. Aynı kaderi şimdilerde Denizli de yaşıyor. En ufak kazı çalışması sonrası bile suyun meydana çıktığı Denizli’de gerek izinsi açılan su hayratları olsun gerekse yanlış sulama teknikleri yüzünden sıkıntılı günler yaşanıyor. Çatalçeşme gibi birçok alanda olan yer alan çeşmelerin debilerindeki düşüşün gözlerden kaçmadığı Denizli’de su seviyesinin kritik düzeylerde olduğu ifade ediliyor.
SU AKIP GİDİYOR BİZ ARKASINDAN BAKIYORUZ
Konu hakkında özel açıklamalarda bulunan TMMOB Denizli Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Hakan Şekerci, yanlış sulama teknikleri yüzünden su seviyesindeki düşüşün ciddi oranlara yükseldiğini söyledi. Şekerci, “Denizli bilindiği gibi su zengini bir il. İlimizde en ufak kazı çalışmasında bile suyun çıktığı görülüyor. Ama artık yıllardır boşa akan çeşme suları ve izinsiz yapılan sondaj çalışmaları yüzünden yer altı suyu seviyesinde ciddi düşüşler var. Suyu millet olarak hoyratça kullanıyoruz. Türk kültürünün temelinde bulunan hayır çeşmeleri bile suyu ne kadar hoyratça kullandığımızın bir göstergesi aslında. Bilindiği gibi ilimizde pek çok yerde bu çeşmelerden bulunuyor ve bu çeşmeler hiç kontrol olmadan kanalizasyona karışarak akıyor. Fatih Mahallesi gibi eski mahallelerde bulunan su tulumbalarından artık su çıkmıyor. Halbuki bu sular kontrol altına alınsa ve içme suyu şebekesine karıştırılsa çok daha faydalı olacak. Bu sayede suyumuz boşa akmayacak. Bu konuda Büyükşehir Belediyesine büyük görev düşüyor” dedi.
KAÇAK SONDAJ KUYULARI BÜYÜK TEHDİT
Başkan Şekerci, İlimizde şuanda kayıtlı yaklaşık 3 bin dolayında sondaj kuyusu var. Buna izinsiz olan 3 bin kuyu da eklenince ortaya çıkan suyun nereye gittiğini açıklıyor. Çiftçimiz tarımda vahşi sulama olarak adlandırılan salma sulama ile tarlalarını suluyor. Bu sistem hem suyu boşa akıtıyor hem de tarladaki verimli ciddi miktarda düşürüyor. Bunun yerine damlama ya da yağmurlama denilen sistemler uygulansa çok daha faydalı olacak. Suyu yeteri kadar kullanmamızın en büyük adımı eğitim ile olacak. Artık ülkemizde suyun nasıl kullanılması ile ilgili olarak ilkokuldan başlamak üzere toplumun tüm kesimini kapsayacak eğitimler verilmeli. Aksi halde suyun bol olduğu zamanları arar duruma geleceğiz” diye konuştu.

